Okülopasti ve Orbita
17 Ekim 2023

DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

OKÜLOPLASTİK VE ORBİTA BİRİMİ

Kliniğimizde, Oküloplasti ve orbita birimi Salı, Perşembe ve Cuma olmak üzere haftada 3 gün hizmet vermektedir. Birimde tanı, tetkik ve tedavisi uygulanan hastalıklar aşağıda belirtilmiştir

OKÜLOPLASTİ CERRAHİLERİ:

Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları

Gözyaşı yolları alt ve üst göz kapaklarının iç kısmında iki ufak kanal ile başlar, gözyaşı kesesini oluşturur ve ince bir kanalın yardımıyla burun boşluğuna açılarak sonlanırlar. Gözyaşının asıl amacı gözü yabancı cisimlerden korumak göz sağlığı için gerekli kayganlığı ve berraklığı sağlamaktır. Gözün ön tarafı gözyaşı ile devamlı yıkanmaktadır. Bu yıkama suyu ve göz önündeki zararlı maddeler gözyaşı kanalı ile buruna oradan da boğazımıza aktarılmaktadır. Bu yoldaki tıkanıklıklar sulanma ve çapaklanmaya neden olur. Gözyaşı yolları cerrahisi bu bölgede oluşmuş hastalıklarla ilgilenen cerrahi birimdir. Gözyaşı kanal tıkanıklığı ameliyatı olarak da tanımlanabilecek olan Dakriosistonostomi ameliyatı kısaca DSR olarak da adlandırılır. Normal şartlarda gözlerimiz, gözyaşı bezlerinden salgılanan bir sıvı ile beslenir. Gözyaşı sıvısı gözlerin temizliğini sağlar ve aynı zamanda gözleri yabancı cisimlerden korur. Gözyaşı görevini yerine getirdikten sonra gözyaşı kanalları yolu ile burun içerisine oradan da boğazlara doğru gider. Gözyaşı kanal yollarında herhangi bir tıkanıklık söz konusu ise sıvı bu sefer gözyaşı kanallarından dışarıya doğru akar. Bu durumun bir sonucu olarak gözde çapaklanma ve sulanma oluşur. Sulanmalar aynı zamanda çapaklanmaya neden olur. Eğer bu durum sonucunda gözyaşı kanalı içi mikrop kaparsa gözyaşı keseleri şişer. Ayrıca gözyaşı kesesi ve kanal yollarının mikrop kapması tehlikesi vardır. Mikrobun yayılması durumunda menenjit, böbrek hastalığı durumları görülebilir. Genelde bu rahatsızlığı bulunan kişiler, rüzgârdan dolayı gözlerinin sulandığından şikayet ederler.

Dakriyosistorinostomi tedavileri nelerdir?

Gözyaşı kanalı yollarında meydana gelen tıkanma sonucu gözlerde yaşarma, şişme ve kızarıklık oluşur. Genel olarak Dakriosistit hastalığının tedavisi cerrahidir. Ancak şişliklerin geçmesi için ilaç kullanılabilir. Unutulmaması gereken ilaçların geçici bir çözüm olduğudur. Tıkanıklık devam ettiği sürece sorun da devam ediyor demektir. Gözyaşı kesesi ile burun arasında yeni bir yol oluşturulur. Ameliyat cilt yoluyla gerçekleştirilebilir. Cilt yoluyla yapılan ameliyatta ciltte rahatsız edici bir iz kalmaz. Bu işlem genellikle genel anastezi altında yapılmaktadır

Doğuştan Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları

Gözyaşı boşaltım yolları doğumdan sonra da gelişmeye devam eder. Bebeklerin bir kısmında doğumdan sonra kanalın gelişimi tamamlanamadığında gözde sulanma, çapaklanma gibi belirtilerle görülebilir. Hastanın durumuna göre farklı tedaviler gerekmektedir.

Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı Tedavileri

Masaj tedavisi sulanması olan çocuklarda lakrimal kese bölgesine masaj uygulanması öneriliri 1-1.5 yaşına kadar tıkanıkların yaklaşık %90 açılır. 1.5 yaşından sonra girişimsel müdahele gerekebilmektedir.

Sondalama Tedavisi (Probing)

Gözyaşı kanal tıkanıklıkları sulanma ve iltihaplanmaya sebep olurlar. Çocuk 1,5 yaşına geldiğinde kanal açılmamış ise probing denilen sondalama işlemi uygulanır. Genel anestezi ile uygulanır ve yaklaşık 5-10 dakika sürer. Gözyaşı kanalının üst ucundan bir sonda yardımı ile girilir ve alt uçtaki tıkanıklık açılır. Başarı şansı %90 dolaylarındadır. 2 yaşın üstünde başarı şansı azalır.

Göz Kapağı Düşüklüğü

Üst göz kapağının düşük olmasına "Pitozis" denmektedir. Kapak düşüklüğü hem yeni doğan bebeklerde, hem de erişkin ve yaşlılarda görülebilir. Pitozisin tedavisi ameliyattır. Üst ve alt göz kapağı arasındaki aralık, kişiler arasında değişiklik göstermektedir. Tedavisi genel olarak cerrahidir. Cerrahide uygulanacak olan yöntem, göz kapağının muayenesi sonucu belirlenir.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) nedir?

Göz kapağı estetiği ya da blefaroplasti, alt ve üst göz kapaklarına uygulanan, sarkmış deri ve fazla kas dokusunun çıkarılması ve göz çevresi dokularının gerdirilmesine yönelik göz cerrahisi uzmanı tarafından yapılan cerrahi uygulamalar bütünüdür.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte yer çekiminin de etkisiyle doğal olarak ciltte sarkmalar meydana gelmektedir. Bu sürece paralel olarak göz kapaklarında da torbalanma, ciltte bollaşma, renk değişikliği, gevşeme, kırışıklık gibi bulgular ortaya çıkar. Güneş ışınlarına maruz kalma, hava kirliliği, düzensiz uyku, aşırı sigara ve alkol kullanımı gibi etkenler cildin yaşlanma sürecini hızlandırmaktadır.

Cerrahi Hazırlık

Cerrahi öncesi ameliyatın planlaması önemlidir. Bu nedenle doktorunuz ameliyat tekniğini size anlatmalı ve ameliyat için sizin yapmanız ve yapmamanız gereken bilgileri size vermelidir. İlaç kullanımları, sigara, alkol, bazı vitaminlerin cerrahiye olan etkileri size anlatılmalıdır. Ayrıca ameliyat öncesi yapılacak göz fonksiyonları muayenesiyle gerek duyulur ise göz hastalıkları uzmanı doktor muayenesi istenir.

Ameliyat

Cerrahi uygulamalar duruma göre genel veya lokal anesteziyle yapılabilir.

Ameliyat Sonrası Bakım

Cerrahi sonrası ilk iki günde her iki göz kapağı ve çevresi şişer. Bu şişliklerin azaltılması amacıyla cerrahi sonrası ilk gün gözlere buz uygulanır. Bununla birlikte antibiyotik ve şişlik azaltıcı, ağrı kesici ilaçlar verilir. Hastanın ayrıca göz kurumalarına karşı göz damlası ile korunması ve antibiyotikli göz kremleri ile göz içinin korunması sağlanır. Hasta taburcu olduktan sonra özellikle ilk iki gün ev istirahati önerilir. Hasta, yapılan müdahaleye göre belirli dönemlerle kontrollere çağrılır.

YAŞA BAĞLI GÖZ KAPAĞI DEĞİŞİKLİKLERİ

Kirpik Batması (Trikiyazis, Distikiyazis)

Kirpik batması doğuştan (distikiyazis) veya bazı göz kapağı hastalıklarından sonra, kapak kenarının (entropion) ya da sadece kirpiklerin (trikiyazis) içeri doğru dönmesi sonucunda oluşur. Bu durumun tedavisi Argon lazeri uygulanarak kirpik epilasyon işlemi uygulanmaktadır. Ancak çok sayıda trikiyazisi olan hastalarda tedavi yöntemi cerrahidir.

Göz Kapağının İçe Dönmesi (Entropion)

Genellikle alt göz kapağında oluşan entropion, göz kapağının içe dönmesi ile oluşur. Göz kapağı kenarının içe dönmesi, doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. Cerrahi tedavi uygulanır.

Göz Kapağının Dışa Dönmesi (Ektropion)

Göz kapağı kenarının dışa doğru dönmesi genellikle yaşlanma sonucu oluşur. Ayrıca doğuştan göz kapağını kapatan sinirin felci (yüz felci) ve yaralanmalar sonrası da gelişebilir. Cerrahi tedavi uygulanır.

Göz Kapağı Tümörleri ve kapak rekonstrüksiyonu

Göz kapağı ve çevresinde görülen tümörlerin çoğunluğu iyi huylu tümörlerdir. Göz kapağında iyileşmeyen yaralar ya da pigmente lezyonlar ortaya çıktığında, mutlaka göz doktoruna başvurup bunun kötü huylu bir tümör olup olmadığının öğrenilmesi gerekir. Tedavisi cerrahidir. Tümör çıkarıldıktan sonra kapakta oluşan defekt üst kapaktan yada göz çevresinden alınan cilt ile estetik cerrahi yöntemleri ile kapatılması mümkündür

Göz Kapağı Yaralanmaları

Göz kapaklarında fiziksel (trafik kazaları, yaralanmalar vs.) veya kimyasal (çamaşır suyu, tuz ruhu, deterjan, kireç vs.) etkenlerle yaralanmalar olabilir. Erken dönemden itibaren uygun tedavi yapılmaz ise ciddi görme ve şekil bozuklukları oluşabilir.

Göz Kapağının Doğuştan Bozuklukları

Göz kapağının doğuştan bozuklukları arasında en sık görülen kapak düşüklüğüdür (Ptozis). Bunun dışında göz kapağında yapışıklık (ankiloblefaron), kapak kenarında içe (entropion) veya dışa dönme (ektropion), göz kapağının eksik oluşması (kolobom), fazladan kirpik sırası (distikiyazis) gibi göz kapağı bozuklukları olabilir.

İstemsiz Göz Kasılması (Blefarospazm)

Sebebi bilinmeyen göz etrafındaki kasılmalardır. Orta ve ileri yaşlarda görülür. Bazı hastalar spazmlar sonucu gözlerini kullanamazlar ve bu durum günlük hayatlarını çok etkiler. İlaç tedavisi ya da duruma göre cerrahi tedavi uygulanabilir.

Yüz Felci (Fasiyal paralizi)

Kaş, göz kapakları ve yüzün hareketlerini sağlayan sinirin herhangi bir nedenle çalışmaması sonucunda yüz felci oluşur. Geçici felç durumunda gözü korumak amacı ile tıbbi tedavi uygulanır. Kalıcı felçte ise farklı cerrahi tedaviler uygulanmaktadır.

Gözyaşı Sistemi Tümörleri

Gözyaşı bezi tümörleri boşaltım sistemi tümörlerinden daha sık görülür. Yetişkinlerde daha sıktır. Tedavi tümörün cinsine göre değişmekle birlikte, cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi tedavide uygulanan yöntemlerdir.

 

 

ORBITA BIRIMI:

ORBİTA CERRAHİSİ

Tiroide Bağlı Göz Hastalıkları (Graves Hastalığı)

Metabolizmanın düzenlenmesinde önemli rol oynayan tiroid bezinin bazı hastalıklarında gözde birtakım rahatsızlıklar ve şekil bozuklukları olmaktadır. Bu durum tiroid bezinin aşırı çalıştığı hallerde (hipertiroidi) daha sık görülür. Gözlerde ileri doğru çıkma (ekzoftalmi, proptozis), kapak aralıklarının çok açılması, şaşılık, çift görme, görme azalması gibi bulgular görülür. "Tiroid orbitopati" veya "Graves orbitopati" gibi isimlerle de anılan bu hastalık, çok hafif seyredebileceği gibi görme kaybına gidebilecek kadar ağırlıkta da olabilir. Tedavi hastalığın dönemine, şiddetine ve aktif olup olmamasına göre belirlenir.

ORBITAL DEKOMPRESYON (PÖRTLEK GÖZ) AMELIYATI

Yapısal olarak veya tiroid hastalığına bağlı olarak bazı hastalarımızda pörtlek (iri) göz yapısı mevcuttur. Bu hastalarda gözün fonksiyonlarını korumak veya kozmetik olarak daha iyi bir görünüme sahip olabilmek için orbital dekompresyon ameliyatı uygulanabilmektedir. Orbital dekompresyon ameliyatı, göz çukurunu (orbitayı) genişletmek için uygulanan bir ameliyattır. Göz çukuru (orbita), göz küresi ve çevresindeki kaslar ile sinirleri içerisinde barındıran kemik yapıdır. Kemik duvarların sert olması nedeni ile, bu duvarlar esneyemezler. Göz ve çevresinde hacim artışına neden olan tümör veya tiroide bağlı oftalmopati (Graves) gibi durumlarda, kemik duvarlar esneyemediği için, göz küresi ve göz siniri basınç altında kalacaktır. Bu tür olgularda, orbitanın kemik duvarları açılarak orbita hacmi genişletilebilir, bu orbital dekompresyon ameliyatıdır. Bu sayede, göz siniri ve göz küresi üzerindeki basınç artışı tedavi edilmiş olur.

Sıklıkla tiroid ilişkili olarak gelişen göz irileşmesi, bu durumun en iyi örmeğidir. Bu hastalarda, göz çevresindeki kas ve yağ dokularında artış meydana gelir. Orbita duvarlarının kemik yapısı nedeniyle, bu hastalarda göz öne doğru itilir ve arkada görme siniri (optik sinir) sıkışmaya başlar. Bu durumun uzun sürmesi halinde, görme siniri hasar görecektir. Ayrıca bu hastalar göz ve çevresinde belirgin basınç artışı ve ağrıdan şikâyet ederler. Bu tür olgularda, orbital dekompresyon ameliyatı uygulanarak göz çukurunun (orbitanın) hacmi genişletilir.

Bu sayede, göz ve optik sinir çevresindeki basınç artışı normale indirilmiş olur. Bu işlem ile hastalar görme kaybından korunduğu gibi, ağrı ve basınç hissinden de kurtulurlar. Orbital dekompresyon ameliyatı planlanırken, göz çukuru ve çevresinin (burun sinüslerinin) detaylı tomografileri çekilmelidir. Bu sayede göz çukurunun çevre komşulukları incelenierek orbita hacminin ne kadar genişletilebileceğine karar verilir.

Cerrahi işlem genel anestezi ile yapılır. İşlem esnasında göz çukurunun (orbitanın) dış (kulak tarafındaki) duvarı alınarak orbital boşluk derin şakak bölgesine doğru genişletilir. Ardından orbitanın iç duvarı (burun tarafı) alınarak orbital boşluk burun çevresindeki sinüslere doğru genişletilir. Bu işlemler bittiğinde, öne doğru itilmiş olan göz küresi tekrar geriye gelecektir ve daha doğal bir görünüme kavuşacaktır. Ayrıca daha derinde risk altında bulunan görme siniri (optik sinir) basınç artışı ve baskıdan kurtarılmış olacaktır.

Orbita İltihaplanmaları

Mikrobik etkenlerle oluşan enfeksiyonlar ve mikrobik olmayan, vücudun bağışıklık sistemi ile ilişkili orbita iltihaplanmaları olur. Mikrobik olanlar sıklıkla çocuklarda ve sinüs enfeksiyonlarını takiben gelişirse de her yaşta birçok etkene bağlı olarak, özellikle de travma sonrasında ortaya çıkabilir. Erken ve uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde görmeyi ve yaşamı tehdit edecek boyutlara ulaşabilir. Duruma göre ilaç tedavisi veya cerrahi tedavi olarak yapılmaktadır. Tedavide kortizona cevap alınamadığında radyoterapiye gerek olabilir.

Orbita Tümörleri

Tüm orbita hastalıklarının yaklaşık %20'sini iyi ya da kötü huylu tümörler oluşturur. Tümör başta beyin olmak üzere göz çevresindeki dokular ile diğer organlara da yayılarak yaşamı tehdit edebilir. Bu nedenle hastalıkların erken tanı ve tedavisi önemlidir.

Orbita Yaralanması

Yaşamsal organlara yakınlığı dolayısı ile orbita yaralanmalarında hayati tehlike de olabilir. Dolayısıyla, hasta öncelikle beyin fonksiyonları ve solunum yolları bakımından değerlendirilir. Orbita yaralanmalarında gözün etkilenme oranı da yüksektir. Bu bakımdan gözün durumu öncelikli olarak değerlendirilmelidir. Cerrahi tedavi uygulanır.

Doğuştan Gözün Küçük Olması veya Yokluğu

Gözün büyüklüğü ve varlığı göz çevresindeki dokuların gelişimini sağladığı için gözün gelişmemiş olduğu durumda göz kapakları, göz çevresindeki yumuşak dokular ve kemik çerçeve yeterli büyüklüğe ulaşmaz. Hafif ve orta dereceli vakalarda giderek büyütülen kalıplar (conformer-yer tutucu) kullanılırken, daha ağır hallerde cerrahi müdahale gereklidir.